Alacakaranlıkta su üzerinde yükselen köprü ayakları ve sıralanmış kule vinçleriyle uluslararası bir altyapı şantiyesi.
SÖZLEŞME HUKUKU

FIDIC Sözleşmelerinde Claim Yönetimi: 28 Günlük Süre Türk Hukukunda Nasıl Değerlendirilir?

FIDIC sözleşmelerinde 28 günlük claim süresi, Türk hukukundaki ihtar ve zamanaşımı kurallarıyla birlikte dikkatle yönetilmelidir.

Av. Aylin Durmaz
Kurucu Avukat
8 dk okuma

Uluslararası inşaat projelerinde uyuşmazlık çoğu zaman işin teknik zorluğundan değil, claim sürecinin zamanında ve doğru yönetilmemesinden doğar. Sahada fiilen haklı olan yüklenici, FIDIC sözleşmesindeki bildirim süresini kaçırdığı için süre uzatımı veya ek ödeme talebini kaybedebilir. İşveren ise geç, belirsiz veya delilsiz claim bildirimleri karşısında hangi itirazı ne zaman yapacağını bilemezse, ileride daha ağır bir maliyetle karşılaşabilir.

FIDIC sözleşmelerinde claim yönetiminin merkezinde “notice” disiplini vardır. 1999 Kırmızı Kitap sisteminde yüklenicinin, claim’e neden olan olay veya durumu öğrendiği ya da öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren 28 gün içinde Mühendis’e bildirim yapması beklenir. Bu bildirim yapılmazsa süre uzatımı ve ek ödeme talebinin kaybı gündeme gelebilir.

Türk hukuku bakımından asıl tartışma burada başlar: Bu 28 günlük süre, Türk Borçlar Kanunu’ndaki ihtar, zamanaşımı ve genel işlem koşulları kuralları karşısında nasıl değerlendirilecektir?

1. FIDIC’te claim bildirimi neyi amaçlar?

FIDIC claim sistemi, yalnızca tarafların birbirine yazı göndermesi için kurulmuş bir formalite değildir. Amaç, gecikme, maliyet artışı, varyasyon, öngörülemeyen fiziksel koşul, işverenin talimatı, saha teslimindeki aksama veya idari gecikme gibi olayların henüz proje devam ederken kayıt altına alınmasıdır.

Bu nedenle FIDIC mantığında claim bildirimi üç işlev görür. Birincisi, karşı tarafı talep ihtimalinden haberdar eder. İkincisi, Mühendis’in olay devam ederken kayıt tutmasını, sahayı izlemesini ve çağdaş kayıtları istemesini sağlar. Üçüncüsü, talebin sonradan geriye dönük varsayımlarla büyütülmesini önler.

Claim bildirimi ile detaylı claim dosyası aynı şey değildir. İlk bildirimde olayın veya durumun tanımlanması, sözleşmeye göre hak talebi doğurabileceğinin belirtilmesi ve kayıtların korunması çoğu zaman yeterli olabilir. Daha sonra detaylı claim; gecikme analizi, maliyet hesabı, sebep-sonuç bağlantısı, iş programı etkisi, yazışmalar, fotoğraflar, günlük raporlar ve alt yüklenici kayıtlarıyla desteklenmelidir.

Bu ayrımı kaçıran taraflar iki hata yapar: Ya ilk 28 gün içinde hiçbir bildirim yapmadan “detaylı dosya hazır olunca göndeririz” diye bekler ya da çok genel bir yazıyı claim sanarak ispat yükünü yerine getirdiğini düşünür.

2. 28 günlük süre Türk hukukunda otomatik geçersiz midir?

FIDIC sözleşmeleri, emredici kanun niteliğinde değildir; tarafların kabul ettiği özel hukuk sözleşmesi hükümleridir. Bu nedenle Türk mahkemesi veya Türk hukukuna tabi bir tahkim heyeti, FIDIC hükmünü sözleşme serbestisi, dürüstlük kuralı, genel işlem koşulları, zamanaşımı ve ispat kurallarıyla birlikte değerlendirir.

Türk Borçlar Kanunu’nda genel işlem koşulları, ileride çok sayıdaki benzer sözleşmede kullanılmak üzere önceden ve tek taraflı hazırlanan hükümler olarak tanımlanır. Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşme kapsamına girmesi için, bu koşullar hakkında açık bilgi verilmesi, öğrenme imkânı sağlanması ve kabul edilmesi gerekir. Ayrıca genel işlem koşullarına dürüstlük kurallarına aykırı biçimde karşı taraf aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı hükümler konulamaz.

Bu noktada FIDIC’in 28 günlük claim süresi bakımından iki ihtimal ayrılmalıdır.

Birinci ihtimalde FIDIC, iki profesyonel ticari taraf arasında, müzakere edilerek, özel şartlarla uyarlanarak ve proje danışmanları eşliğinde imzalanmıştır. Bu durumda 28 günlük claim süresinin geçersiz sayılması kolay değildir. Nitekim Türk hukukunda bu konuda yapılan akademik değerlendirmelerde, FIDIC Kırmızı Kitap’taki 28 günlük süre sınırlamasının TBK genel işlem koşulları hükümleri kapsamında otomatik olarak geçersiz kabul edilemeyeceği görüşü güçlü biçimde savunulmaktadır.

İkinci ihtimalde ise FIDIC metni, taraflardan birinin önüne tek taraflı konulmuş, claim hükmü açıkça anlatılmamış, özel şartlarda dengesiz biçimde ağırlaştırılmış veya yalnızca bir tarafı hak kaybına uğratacak şekilde düzenlenmiş olabilir. Bu durumda genel işlem koşulları, dürüstlük kuralı ve yorum denetimi tartışması daha ciddi hâle gelir.

3. Yargıtay yaklaşımı neden şekil disiplinini önemser?

FIDIC sözleşmelerine ilişkin erişilebilir akademik ve mesleki kaynaklarda aktarılan Yargıtay 15. Hukuk Dairesi kararlarında, süre uzatımı taleplerinin uluslararası yeknesaklığı sağlamak amacıyla sıkı kurallara bağlandığı ve taleplerin zamanında yapılıp belgelendirilmesinin önem taşıdığı vurgulanmaktadır.

Bu yaklaşım, FIDIC claim süresinin sıradan bir bildirim ayrıntısı olmadığını gösterir. Yüklenici, süre uzatımı veya ek ödeme talebini sözleşmede öngörülen prosedüre uygun, zamanında ve delilli biçimde sunmamışsa, Mühendis’in talebi reddetmesi sözleşmeye aykırı görülmeyebilir.

Ancak buradan şu sonuç da çıkarılmamalıdır: Türk mahkemeleri her olayda 28 günlük süreyi mekanik biçimde uygular ve hiçbir istisna tanımaz. Mahkeme veya hakem heyeti; uygulanacak hukuku, sözleşmenin özel şartlarını, tarafların tacir sıfatını, claim hükmünün müzakere edilip edilmediğini, işverenin olayı zaten bilip bilmediğini, Mühendis’in davranışlarını, kayıtların tutulup tutulmadığını ve talebin niteliğini birlikte değerlendirebilir.

Yine de pratik risk açıktır: Türk hukukuna tabi bir FIDIC uyuşmazlığında “nasıl olsa TBK var, 28 gün bizi bağlamaz” yaklaşımı güvenli değildir. Özellikle kurumsal ve profesyonel taraflar arasında imzalanan büyük ölçekli projelerde, claim sürelerinin ciddi biçimde uygulanması beklenmelidir.

4. İhtar, notice ve zamanaşımı aynı şey değildir

Türk hukukunda ihtar, borçlunun temerrüde düşürülmesi, sözleşmenin feshi, sözleşmeden dönme veya belirli bir hakkın kullanılması bakımından önemli sonuçlar doğurabilir. Türk Borçlar Kanunu’na göre muaccel bir borcun borçlusu kural olarak alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Türk Ticaret Kanunu’nda ise tacirler arasında temerrüt, fesih veya sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbar ve ihtarların noter, taahhütlü mektup, telgraf veya güvenli elektronik imzalı kayıtlı elektronik posta gibi yollarla yapılması düzenlenir.

FIDIC’teki notice of claim ise her zaman Türk hukukundaki temerrüt ihtarıyla aynı işlevi görmez. Claim bildirimi çoğu zaman, henüz nihai alacak muaccel olmadan, bir olayın ileride süre uzatımı veya ek ödeme talebine dayanak olacağını bildiren sözleşmesel bir ön koşuldur.

Zamanaşımı da farklıdır. Türk Borçlar Kanunu’nda kanunda aksine hüküm bulunmadıkça her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir; eser sözleşmesinden doğan bazı alacaklarda beş yıllık süre gündeme gelebilir. Zamanaşımı süreleri sözleşmeyle değiştirilemez. Buna karşılık FIDIC’teki 28 günlük claim süresi, klasik zamanaşımı süresi değil, talep hakkının sözleşmesel usul şartı veya time-bar mekanizması olarak değerlendirilir.

Bu ayrım davanın sonucunu etkiler. Yüklenici, “alacağım Türk hukukuna göre henüz zamanaşımına uğramadı” diyebilir; fakat işveren, “claim hakkı sözleşmedeki 28 günlük notice süresi içinde kullanılmadı” savunmasını ileri sürebilir. Mahkeme, bu iki savunmayı aynı sepete koymadan incelemelidir.

5. Claim kaybı en çok hangi dosyalarda yaşanır?

Büyük projelerde claim kaybı genellikle dört nedenle ortaya çıkar.

Birincisi, olayın başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesidir. FIDIC süresi çoğu zaman yüklenicinin olayı öğrendiği veya öğrenmesi gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Bu nedenle “zarar kesinleşince süre başlar” varsayımı her zaman doğru değildir.

İkincisi, yazışmaların claim niteliği taşımamasıdır. Şantiye toplantısında “gecikiyoruz”, e-postada “malzeme temininde sorun var” veya aylık raporda “idare onayı bekleniyor” denmiş olması her zaman sözleşmeye uygun claim notice sayılmayabilir. Bildirimde claim iradesi, ilgili olay, sözleşmesel dayanak ve muhtemel süre/maliyet etkisi açık olmalıdır.

Üçüncüsü, çağdaş kayıtların tutulmamasıdır. Mühendis veya işveren olayı bilse bile, yüklenici günlük rapor, ekipman bekleme kaydı, işçilik puantajı, alt yüklenici yazışması, fotoğraf, revize iş programı ve maliyet hesabı olmadan talebini ispatta zorlanabilir.

Dördüncüsü, özel şartların ana FIDIC metniyle çelişmesidir. Bazı projelerde 28 günlük süre daraltılır, bildirim adresi değiştirilir, notice formatı ağırlaştırılır veya claim için ek onay mekanizması getirilir. Bu tür özel şartlar proje başında claim matrix’e işlenmezse, sahadaki ekip yanlış kişiye yanlış formatta bildirim yapabilir.

6. Sözleşme yazılırken hangi hükümler netleştirilmeli?

FIDIC sözleşmesi Türk hukukuna tabi olacaksa, claim hükmü genel ifadelerle bırakılmamalıdır. Taraflar, 28 günlük sürenin niteliğini, hangi olaylarda işleyeceğini, bildirim adresini, elektronik bildirim yöntemlerini, Mühendis’in rolünü, işverenin cevap süresini, kayıt yükümlülüğünü ve sürenin kaçırılmasının sonucunu açıkça yazmalıdır.

Özellikle şu konular özel şartlarda netleştirilmelidir: Notice hangi dilde yapılacak? E-posta yeterli mi, yoksa KEP/noter/taahhütlü mektup gerekir mi? Mühendis’e gönderilen bildirim işverene de yapılmış sayılacak mı? Sürekli etkili olaylarda her ay ara claim zorunlu mu? Mücbir sebep, varyasyon, idari izin gecikmesi, işverenin saha teslimindeki aksaması ve öngörülemeyen fiziksel koşullar için aynı süre mi uygulanacak? İşveren claim’i reddetmezse zımni kabul oluşacak mı? Mühendis süresinde cevap vermezse talep hangi aşamaya geçecek?

Bu düzenlemeler yapılmazsa, uyuşmazlık çıktığında taraflar yalnızca FIDIC genel metnine ve dağınık yazışmalara dayanmak zorunda kalabilir.

7. Pratik kontrol listesi

Öz Denetim Listesi
  • Sözleşmede kullanılan FIDIC versiyonu açık mı: 1999 mu, 2017 mi, özel şartlarla değiştirilmiş mi?
  • Claim bildirimi için 28 günlük sürenin başlangıç olayı tanımlandı mı?
  • Notice adresleri, yetkili temsilciler, Mühendis ve işveren bildirim zinciri yazıldı mı?
  • E-posta, KEP, noter, taahhütlü mektup veya proje yönetim sistemi bildirimlerinin hangisinin geçerli olduğu belirlendi mi?
  • Sürekli etkili olaylarda ara claim ve final claim süreleri takip ediliyor mu?
  • Her claim için olay tarihi, bilgi edinme tarihi, sözleşme maddesi, süre etkisi ve maliyet etkisi kayıt altına alındı mı?
  • Çağdaş kayıtlar; günlük rapor, fotoğraf, iş programı, ekipman bekleme, işçilik ve alt yüklenici yazışmalarıyla destekleniyor mu?
  • İşveren veya Mühendis’in olayı bildiğini gösteren yazışmalar ayrıca dosyalanıyor mu?
  • Claim süresi kaçırıldıysa genel işlem koşulu, dürüstlük kuralı, feragat, zımni kabul veya karşı tarafın bilgisi gibi savunmalar somut delille değerlendirildi mi?
  • Türk hukukundaki ihtar, temerrüt ve zamanaşımı süreleri FIDIC notice takviminden ayrı takip ediliyor mu?
  • Dava veya tahkim öncesinde claim register, notice dosyası ve gecikme analizi tek bir denetime elverişli dosyada toplandı mı?

8. Sıkça Sorulan Sorular

FIDIC’te 28 günlük claim süresi kaçırılırsa talep tamamen kaybedilir mi?

Sözleşme metni ve uygulanacak hukuka göre değişir. FIDIC sisteminde süresinde notice verilmemesi ciddi hak kaybı riski doğurur. Türk hukukuna tabi dosyalarda mahkeme, sözleşme hükmünü genel işlem koşulları, dürüstlük kuralı, tarafların tacir sıfatı ve somut olayın özellikleriyle birlikte değerlendirebilir; ancak 28 günlük sürenin önemsiz olduğu varsayılmamalıdır.

Türk Borçlar Kanunu’ndaki zamanaşımı süresi claim süresini geçersiz kılar mı?

Genellikle hayır. Zamanaşımı, alacağın dava edilebilirliğiyle ilgilidir. FIDIC’teki claim süresi ise sözleşmesel talep prosedürü ve time-bar mekanizmasıdır. Alacak zamanaşımına uğramamış olsa bile, sözleşmedeki claim bildirimi yapılmadığı için süre uzatımı veya ek ödeme talebi reddedilebilir.

Şantiye toplantı tutanağı claim bildirimi sayılır mı?

Her zaman değil. Tutanakta claim iradesi, olayın tanımı, sözleşmesel dayanak ve talep hakkının saklı tutulduğu açıkça yer almıyorsa, yalnızca durum bildirimi olarak değerlendirilebilir. Güvenli yöntem, toplantı tutanağından ayrı ve sözleşmedeki notice prosedürüne uygun bir claim bildirimi yapılmasıdır.

Mühendis olayı zaten biliyorsa notice zorunlu mudur?

Mühendis’in veya işverenin olayı bilmesi bazı savunmaları güçlendirebilir; fakat bu bilgi, sözleşmedeki notice yükümlülüğünü otomatik olarak ortadan kaldırmaz. FIDIC mantığında notice, yalnızca bilgi verme değil, talep hakkını sözleşmesel prosedüre sokma aracıdır.

Türk mahkemeleri FIDIC hükümlerini uygular mı?

Taraflar FIDIC hükümlerini sözleşmeye dahil etmişse, Türk mahkemeleri kural olarak sözleşme hükümlerini dikkate alır. Ancak bu hükümler Türk hukukunun emredici kuralları, genel işlem koşulları denetimi, dürüstlük kuralı ve ispat kurallarıyla birlikte değerlendirilir.

9. İletişim ve hukuki bilgilendirme

FIDIC sözleşmelerinde claim yönetimi, yalnızca proje yönetimi veya mühendislik departmanının takip edeceği bir takvim işi değildir. Notice süresi, ihtar yöntemi, çağdaş kayıtlar, Mühendis’in rolü, gecikme analizi ve Türk hukukundaki dava/tahkim stratejisi birlikte kurgulanmadığında, teknik olarak haklı bir talep usul eksikliği nedeniyle kaybedilebilir.

Somut projenin FIDIC versiyonu, özel şartları, uygulanacak hukuk ve uyuşmazlık çözüm yolu, notice yazışmaları, iş programı, Mühendis kararları, çağdaş kayıtları, temerrüt ihtarları ve zamanaşımı takvimi ayrıca değerlendirilmelidir.

Kaynaklar

Hukuki sorunlarınız için profesyonel destek alın

İnşaat sözleşmesi, kentsel dönüşüm veya diğer hukuki konularda ücretsiz ön görüşme için bizimle iletişime geçin.