Kentsel dönüşümde en kritik eşiklerden biri, binanın “riskli yapı” olarak tespit edilmesidir. Bu rapor kesinleştiğinde süreç yalnızca teknik bir değerlendirme olmaktan çıkar; tapu kaydına beyan verilmesi, tahliye, yıkım, maliklerin karar alma süreci ve yeniden yapım aşamaları hızla gündeme gelir.
Bu nedenle riskli yapı tespit raporuna itiraz, yalnızca “binamız sağlamdır” şeklinde genel bir beyanla yapılmamalıdır. İtirazın teknik veriye, usule, raporu hazırlayan kuruluşun yetkisine, numune ve analiz yöntemine, taşıyıcı sistem incelemesine ve rapordaki hesap hatalarına dayanması gerekir.
İtiraz reddedildiğinde ise dosya artık idari yargı boyutuna taşınır. Bu aşamada idare mahkemesinde yalnızca iptal davası açmak çoğu zaman yeterli olmayabilir; tahliye ve yıkım gibi telafisi güç sonuçlar doğabileceği için yürütmeyi durdurma talebi ayrıca ve somut delillerle kurgulanmalıdır.
1. Riskli yapı tespit raporu neyi başlatır?
6306 sayılı Kanun kapsamında riskli yapı, ekonomik ömrünü tamamlamış olan veya yıkılma ya da ağır hasar görme riski taşıdığı ilmî ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapıdır. Riskli yapı tespiti, yapı maliklerinin veya kanunî temsilcilerinin başvurusu üzerine yaptırılabilir; belirli durumlarda Başkanlık veya idare tarafından da resen yapılabilir ya da yaptırılabilir.
Uygulama Yönetmeliği’ne göre riskli yapı tespitleri, Ek-2’de yer alan “Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslar” kapsamında ve Başkanlıkça geliştirilen veya belirlenen elektronik yazılım programı kullanılarak yapılır. Bu nedenle raporun yalnızca gözleme, kanaate veya genel deprem riski anlatımına dayanması yeterli değildir.
Riskli yapı tespit raporu, tespiti yapan idare veya lisanslı kurum/kuruluş tarafından elektronik sistem üzerinden ilgili Müdürlüğe ya da yetki devri yapılmışsa idareye gönderilir. Rapor teknik yönden incelenir; eksiklik varsa düzeltme için iade edilir. Eksiklik bulunmazsa riskli yapı bilgisi tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlenmek üzere tapu müdürlüğüne bildirilir.
Bu aşamadan sonra bildirim ve ilan süreci başlar. Güncel yönetmelik düzeninde riskli yapı tespit bilgileri yapıya asılır, maliklere e-Devlet Kapısı üzerinden bildirilir, ilgili muhtarlıkta 15 gün süreyle ilan edilir ve Başkanlığın internet sayfasında da ilan edilir. Riskli yapı tespit işlemi, muhtarlıkta yapılan ilanın son günü ayni ve şahsi hak sahiplerine tebliğ edilmiş sayılır.
2. İtiraz süresi nasıl hesaplanır?
Riskli yapı tespitine karşı yapı malikleri veya kanunî temsilcileri tarafından itiraz edilebilir. Uygulama Yönetmeliği’ne göre itiraz süresi, ilgili muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren 15 gündür. İtiraz, yapının bulunduğu yerdeki Müdürlüğe veya yetki devri yapılmış ise idareye verilecek dilekçeyle yapılır.
Bu süre kısa ve hak kaybına açıktır. Malik, “bana ayrıca posta yoluyla tebligat gelmedi” düşüncesiyle beklerse itiraz süresini kaçırabilir. Çünkü yönetmelikte ilan ve e-Devlet bildirimiyle birlikte tebliğ yerine geçen özel bir sistem öngörülmüştür.
İtiraz hakkı herkes için açık değildir. Kiracı, komşu parsel maliki veya binada fiilen oturan fakat malik olmayan kişi, kural olarak riskli yapı tespitine malik gibi itiraz edemez. İtirazı yapı maliki, malik vefat etmişse mirasçıları veya kanunî temsilcisi yapmalıdır. Bu nedenle itiraz dilekçesinde tapu kaydı, mirasçılık belgesi veya temsil yetkisi açıkça gösterilmelidir.
Süre yönünden en güvenli yöntem; muhtarlık ilanının başlangıç ve bitiş tarihini, e-Devlet bildirimini, yapıya asılan tutanağı ve tapu beyan tarihini aynı dosyada toplamaktır. İdari dava aşamasında süre tartışması çıkarsa, bu belgeler dava açma stratejisini doğrudan etkiler.
3. Teknik heyet incelemesinde neye bakılır?
Riskli yapı tespitine yapılan itiraz, teknik heyet tarafından incelenir. Teknik heyet, yalnızca itiraz dilekçesinde yazılan sebeplerle bağlı değildir. Yönetmelik açıkça, teknik heyetin riskli yapı tespit raporunu teknik yönden bütün unsurlarıyla ve Ek-2’deki esaslara uygunluk bakımından inceleyeceğini düzenler.
Bu nokta önemlidir. Malik, itirazında yalnızca “karot sayısı yetersizdir” demiş olsa bile teknik heyetin raporun tamamını; taşıyıcı sistem modellemesi, malzeme dayanımı, zemin verileri, kat adedi, kolon-kiriş-perde sistemi, düzensizlikler, hesap kabulleri ve yazılım girdileri bakımından değerlendirmesi gerekir.
Teknik heyet gerek görürse yapıyı yerinde inceleyebilir veya yerinde inceleme yapılmasını isteyebilir. Ancak nihai karar, yapının riskli yapı tespitinin yapıldığı tarihteki durumu ve özelliklerine göre verilir. Bu nedenle rapordan sonra yapılan tadilat, güçlendirme, kolon kesme, dolgu veya yıkım gibi müdahaleler ayrıca dikkatle ayrıştırılmalıdır.
İtiraz dilekçesinin güçlü olması için genel ifadeler yerine teknik sorular kurulmalıdır: Numune alınan elemanlar binayı temsil ediyor mu? Karot ve donatı tespitleri Ek-2’ye uygun mu? Beton sınıfı, donatı düzeni ve korozyon verileri doğru girilmiş mi? Zemin sınıfı hangi rapora dayanıyor? Taşıyıcı sistem modeli fiili yapı ile örtüşüyor mu? Binanın ruhsatlı projesiyle mevcut durumu karşılaştırılmış mı? Kat ilaveleri veya kaçak imalatlar hesaba nasıl katılmış?
4. Lisanslı kuruluşun yetkisi neden sorgulanmalı?
Riskli yapı tespit raporlarında sık yapılan usul hatalarından biri, raporu hazırlayan kurum veya kuruluşun yetki ve lisans durumunun yeterince sorgulanmamasıdır. Oysa raporu düzenleyen kuruluşun lisanslı olması, riskli yapı tespitinde en az bir inşaat mühendisinin görevlendirilmesi, görevli mühendislerin gerekli eğitim ve sınav koşullarını sağlaması ve elektronik sistem üzerinden işlem yapma yetkisinin bulunması gerekir.
Uygulama Yönetmeliği, Başkanlığın riskli yapı tespitine ilişkin faaliyetleri denetleme yetkisine sahip olduğunu düzenler. Ayrıca belirli durumlarda lisanslı kurum ve kuruluşların elektronik yazılım sistemi üzerinden yeni riskli yapı tespiti için yapı kaydı oluşturmalarına veya işlem yapmalarına izin verilmez. Bunlar arasında riskli yapı tespiti yapmak üzere en az bir inşaat mühendisinin görevlendirilmemesi, değişiklik bildirimlerinin süresinde yapılmaması, 4708 sayılı Kanun kapsamında yeni iş almaktan men cezası bulunması veya görevli mühendislerin gerekli eğitim/katılım belgesi koşullarını sağlamaması gibi haller yer alır.
Bu nedenle itiraz veya dava dosyasında şu sorular mutlaka sorulmalıdır: Raporu hazırlayan kuruluşun rapor tarihinde lisansı aktif miydi? Raporda imzası bulunan mühendis riskli yapı tespiti için yetkili ve eğitimli miydi? Kuruluşun işlem yapmasını engelleyen idari yaptırım, men cezası veya bildirim eksikliği var mıydı? Rapor elektronik sistem üzerinden usulüne uygun oluşturuldu mu? Raporu düzenleyen kişi ile başvurucu veya yüklenici arasında menfaat ilişkisi iddiası var mı?
Bu kontroller, tek başına her zaman raporu geçersiz kılmaz; ancak açık bir yetki veya usul eksikliği varsa idari işlemin hukuka aykırılığı bakımından güçlü bir başlık oluşturabilir.
5. İdare mahkemesinde dava nasıl kurgulanmalı?
Riskli yapı tespitine itiraz reddedildiğinde veya tespit kesinleştiğinde idari yargı süreci gündeme gelir. 6306 sayılı Kanun kapsamındaki idari işlemlere karşı dava açma süresi bakımından özel süreler bulunduğundan, dosyada hangi işlemin ne zaman tebliğ edilmiş sayıldığı dikkatle belirlenmelidir. Uygulamada riskli yapı tespiti, itirazın reddi, tahliye/yıkım işlemi ve diğer uygulama işlemleri ayrı ayrı dava konusu olabilecek idari işlemler olarak değerlendirilebilir.
Dava dilekçesi yalnızca “rapor hatalıdır” cümlesiyle kurulursa mahkeme, teknik uyuşmazlığı somut biçimde göremeyebilir. Bu nedenle dilekçede hem usul hem teknik aykırılıklar ayrıştırılmalıdır.
Usul başlıkları şunlar olabilir: Yetkisiz veya lisans durumu sorunlu kuruluşça rapor hazırlanması, malik olmayan kişinin başvurusu, temsil yetkisi eksikliği, tebligat/ilan sürecindeki hata, raporun elektronik sistem ve Ek-2 usulüne aykırı düzenlenmesi, eksikliklerin düzeltilmeden sürecin ilerletilmesi.
Teknik başlıklar ise şu noktalara dayanabilir: Yetersiz numune, hatalı beton dayanımı kabulü, yanlış zemin sınıfı, mevcut yapı ile modelin uyuşmaması, taşıyıcı elemanların eksik incelenmesi, ruhsatlı proje ile fiili durumun ayrıştırılmaması, hesap girdilerinin denetlenebilir olmaması veya risk kararının rapor içeriğinden açıkça çıkarılamaması.
Mahkemeden genellikle keşif ve inşaat mühendisi/deprem mühendisliği alanında uzman bilirkişi incelemesi talep edilir. Ancak bilirkişi talebi de soyut bırakılmamalıdır. Dilekçede bilirkişiye sorulacak teknik sorular açıkça yazılmalıdır.
6. Yürütmeyi durdurma talebi nasıl güçlendirilir?
İdare mahkemesinde dava açılması, dava konusu işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. İYUK madde 27’ye göre yürütmeyi durdurma kararı için iki şart birlikte aranır: İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması.
Riskli yapı dosyalarında telafisi güç zarar genellikle güçlüdür; çünkü süreç tahliye, yıkım, mülkiyet kullanımının fiilen sona ermesi ve dönüşüm kararlarının geri dönülmesi zor sonuçlar doğurmasıyla ilerleyebilir. Fakat bu tek başına yeterli değildir. Açık hukuka aykırılık da somutlaştırılmalıdır.
Etkili bir yürütmeyi durdurma talebi şu şekilde kurulmalıdır: Önce işlemin uygulanması halinde doğacak zararı anlatmalı; örneğin binanın yıkılması, bağımsız bölüm kullanımının sona ermesi, telafisi mümkün olmayan mülkiyet ve barınma sonuçları. Ardından açık hukuka aykırılığı teknik ve usul belgeleriyle göstermeli; örneğin raporu hazırlayan kuruluşun lisans sorunu, raporda Ek-2’ye aykırı hesap yöntemi, yetersiz numune, hatalı yapı modeli, tebligat/ilan eksikliği veya teknik heyetin rapor eksikliklerini gidermeden karar vermesi.
Sadece “binamız riskli değildir, yıkım olursa mağdur oluruz” demek çoğu zaman yeterli değildir. Mahkemeye, neden bu raporun ilk bakışta hukuka aykırı göründüğü ve neden bilirkişi incelemesi yapılmadan yıkımın telafisi imkânsız sonuç doğuracağı somut biçimde anlatılmalıdır.
7. Pratik kontrol listesi
- Muhtarlık ilanının başlangıç ve bitiş tarihini belgelediniz mi?
- 15 günlük itiraz süresinin hangi tarihte başladığını ve bittiğini hesapladınız mı?
- İtirazı malik, mirasçı veya kanunî temsilci sıfatıyla yapacağınızı belgelediniz mi?
- Raporu hazırlayan kurum veya kuruluşun rapor tarihindeki lisans durumunu kontrol ettiniz mi?
- Raporda imzası bulunan mühendislerin yetki, eğitim ve görev koşullarını sorguladınız mı?
- Raporun Ek-2’deki Riskli Yapıların Tespit Edilmesine İlişkin Esaslara uygun hazırlanıp hazırlanmadığını teknik uzmanla incelediniz mi?
- Karot, donatı tespiti, zemin verisi, taşıyıcı sistem modeli ve hesap girdilerini ayrı ayrı kontrol ettiniz mi?
- Teknik heyete yapılacak itirazda yalnızca sonuç değil, somut teknik hata başlıkları yazıldı mı?
- İtiraz reddedilirse idari dava süresinin hangi işlemden itibaren işleyeceği belirlendi mi?
- İptal davasında yürütmeyi durdurma için telafisi güç zarar ve açık hukuka aykırılık ayrı ayrı gerekçelendirildi mi?
- Mahkemeden keşif ve uzman bilirkişi incelemesi talep edilirken bilirkişiye yöneltilecek sorular açıkça yazıldı mı?
- Tahliye, yıkım veya dönüşüm kararları ayrıca dava konusu edilecekse her işlem için süre ve yetkili mahkeme kontrol edildi mi?
8. Sıkça Sorulan Sorular
Riskli yapı tespit raporuna kim itiraz edebilir?
Riskli yapı tespitine yapı malikleri veya kanunî temsilcileri itiraz edebilir. Malik vefat etmişse mirasçılar tarafından başvuru yapılması gerekir. Kiracı veya binada fiilen oturan fakat malik olmayan kişiler kural olarak bu itirazı malik gibi yapamaz.
İtiraz süresi ne kadardır?
Güncel uygulama yönetmeliğine göre riskli yapı tespitine karşı itiraz süresi, ilgili muhtarlıkta yapılan ilanın son gününden itibaren 15 gündür. Bu nedenle yalnızca klasik posta tebligatı beklenmemeli; muhtarlık ilanı, e-Devlet bildirimi ve yapıya asılan tutanak birlikte kontrol edilmelidir.
Teknik heyet yalnızca itiraz dilekçesindeki sebepleri mi inceler?
Hayır. Teknik heyet, itiraz dilekçesindeki sebeplerle bağlı olmaksızın riskli yapı tespit raporunu teknik yönden bütün unsurlarıyla ve Ek-2’deki esaslara uygunluk bakımından inceler. Bu, itiraz dilekçesinin önemini azaltmaz; tam tersine teknik hataların somutlaştırılmasını daha değerli hâle getirir.
İtiraz reddedilirse doğrudan yıkım yapılır mı?
İtirazın reddedilmesi veya süresinde itiraz edilmemesiyle riskli yapı tespiti kesinleşir ve idareden tahliye/yıkım sürecinin yürütülmesi istenir. Ancak somut olayda idari dava ve yürütmeyi durdurma talebi gündeme gelebilir. Dava açılması tek başına işlemin yürütmesini durdurmadığı için yürütmeyi durdurma talebi ayrıca kurulmalıdır.
Yürütmeyi durdurma talebi için ne gerekir?
İYUK madde 27 uyarınca, işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zarar doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartları birlikte aranır. Riskli yapı dosyasında bu talep; yaklaşan yıkım, tahliye, mülkiyet kullanımının sona ermesi gibi zararlarla birlikte rapordaki açık teknik veya usul hataları gösterilerek desteklenmelidir.
9. İletişim ve hukuki bilgilendirme
Riskli yapı tespit raporlarına itirazda başarı, yalnızca süresi içinde dilekçe vermeye değil, raporun teknik ve usul yönünden doğru analiz edilmesine bağlıdır. Lisanslı kuruluşun yetkisi, raporu imzalayan mühendislerin durumu, Ek-2’ye uygunluk, tebligat/ilan süreci ve yürütmeyi durdurma gerekçesi birlikte değerlendirilmeden yapılan başvurular hak kaybı yaratabilir.
Somut olayın rapor tarihi, ilan ve tebliğ süreci, tapu kaydı, malik sıfatı, teknik heyet kararı, yapıdaki fiili durum, raporu hazırlayan kuruluşun lisans/yetki durumu ve güncel idari yargı uygulaması çerçevesinde ayrıca incelenmesi gerekir.
Yasal Uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; hukukî mütalaa veya avukatlık hizmeti yerine geçmez. Her somut olay, kendi belge ve koşulları ile güncel mevzuat çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
Kaynaklar
- 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun
- 6306 Sayılı Kanunun Uygulama Yönetmeliği
- Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Riskli Yapı Süreci
- Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, Riskli Yapı Tespiti Lisans Başvurularında İstenilen Belgeler
- İdari Yargılama Usulü Kanunu, Kanun No. 2577
- Anayasa Mahkemesi, E. 2012/87, K. 2014/41, 27.02.2014 tarihli karar arama kaydı