Mimari ve mühendislik proje paftalarının incelendiği kurumsal toplantı masası.
İNŞAAT HUKUKU

Proje Hatasından Doğan Zararda Mimar mı, Mühendis mi, Müteahhit mi Sorumlu?

İnşaat zararında sorumluluk meslek unvanına göre değil; hatanın proje, uygulama veya denetim aşamasında doğmasına göre belirlenir.

Kurucu Avukat
Yayın: 9 dk okuma

Bir binada kolonların yetersiz tasarlanması, teras eğiminin suyu tahliyeye yönlendirmemesi, yangın tesisatının gerekli kapasiteyi karşılamaması veya elektrik sisteminin gerçek yük ihtiyacına göre projelendirilmemesi doğrudan proje hatası olabilir. Buna karşılık proje doğru olduğu hâlde donatının eksik yerleştirilmesi, düşük nitelikli malzeme kullanılması veya tesisatın paftadan farklı uygulanması bir uygulama hatasıdır.

Sorun, bu iki kusur türünün aynı yapıda birlikte bulunmasıyla karmaşıklaşır. Hatalı proje müteahhit tarafından sorgulanmadan uygulanmış, yapı denetim kuruluşu aykırılığı fark etmemiş ve kontrol teşkilatı imalatı onaylamış olabilir. Böyle bir dosyada bütün sorumluluğu yalnızca mimara, mühendise veya müteahhide yüklemek çoğu zaman doğru değildir.

Türk hukukunda sorumluluk, kişinin yalnızca meslek unvanına göre değil; üstlendiği görev, yaptığı hata, denetleyebileceği alan ve hatayla zarar arasındaki nedensellik bağına göre belirlenir. Bu nedenle ilk cevap “kim imza attı?” sorusundan değil, “zarar hangi aşamada ve hangi teknik kusur nedeniyle doğdu?” sorusundan başlanarak aranmalıdır.

1. Tasarım hatası ile uygulama hatası nasıl ayrılır?

Tasarım hatası, yapının nasıl inşa edileceğini belirleyen proje, hesap, detay veya teknik çözümün daha uygulamaya başlanmadan hatalı olmasıdır. Yapı, projeye tamamen uygun yapılsa bile beklenen güvenliği, performansı veya kullanım amacını sağlayamıyorsa tasarım kusuru gündeme gelir.

Uygulama hatası ise projenin doğru olmasına rağmen imalatın proje, teknik şartname, standart veya fen ve sanat kurallarına aykırı yapılmasıdır.

Örneğin statik projede öngörülen donatı miktarı yetersizse tasarım hatası; projede yeterli donatı bulunduğu hâlde şantiyede eksik demir kullanılmışsa uygulama hatası vardır. Mekanik projede yağmur suyu tahliye kapasitesi yanlış hesaplanmışsa proje kusuru; doğru çapta boru öngörülmesine rağmen daha küçük boru kullanılmışsa uygulama kusuru söz konusudur.

Bazı olaylarda ise koordinasyon hatası bulunur. Mimari projede ayrılan tesisat boşluğu ile mekanik projenin öngördüğü kanal ölçüsü uyuşmayabilir. Statik projedeki kiriş, elektrik veya havalandırma güzergâhını kapatabilir. Bu durumda ilgili proje müelliflerinin yanında disiplinler arası koordinasyonu üstlenen kişi veya kuruluşun sorumluluğu da araştırılmalıdır.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun 28. maddesi, mimarlık ve mühendislik hizmetlerinin uzmanlık alanlarına uygun meslek mensuplarınca yürütülmesini zorunlu kılar. Müellifler, hazırladıkları proje ve eklerini mevzuata uygun düzenlemekten; fenni mesuller ise kendi uzmanlık alanlarında yapının ruhsata, projelere, standartlara ve teknik şartnamelere uygun inşa edilmesini denetlemekten sorumludur.

2. Hangi hata hangi sorumluyu işaret eder?

Aşağıdaki matris kesin bir kusur dağılımı değildir; bilirkişi incelemesinde hangi aktörün hangi başlık altında değerlendirilmesi gerektiğini gösteren başlangıç çerçevesidir.

AktörTemel sorumluluk alanıSorumluluk doğurabilecek örnek
Mimari proje müellifiMekân organizasyonu, ölçüler, kullanım, erişilebilirlik, cephe ve mimari detaylarYanlış kot, yetersiz tahliye eğimi, kullanılamayan alan veya diğer projelerle uyumsuz mimari çözüm
Statik proje müellifiTaşıyıcı sistem, temel, yük ve deprem hesaplarıYetersiz kesit veya donatı, yanlış zemin kabulü, hatalı taşıyıcı sistem modeli
Mekanik proje müellifiIsıtma, soğutma, havalandırma, sıhhi ve yangın tesisatıYetersiz kapasite, hatalı basınç veya debi hesabı, yanlış tahliye çözümü
Elektrik proje müellifiEnerji dağıtımı, topraklama, paratoner, zayıf akım ve yangın algılamaYetersiz kablo kesiti, hatalı güç hesabı, koruma ve topraklama eksikliği
Yapı müteahhidiProje ve teknik şartnameye uygun imalat, malzeme ve işçilikProjeden sapma, eksik imalat, düşük nitelikli malzeme veya yanlış montaj
Yapı denetim kuruluşuProje ve uygulama denetimi, aykırılığın bildirilmesi ve gerekli kontrollerGörülebilir proje/imalat hatasını tespit etmemek, aykırı imalata izin vermek
Kontrol teşkilatıSözleşme ve görevlendirme kapsamındaki teknik kontrol ve kabul işlemleriHatalı imalatı onaylamak, açık aykırılığa rağmen düzeltme istememek
Yapı sahibi veya işverenDoğru bilgi, uygun talimat ve mevzuata uygun değişiklik süreciUzman uyarısına rağmen hatalı çözümde ısrar etmek veya izinsiz proje değişikliği yaptırmak

Proje müelliflerinin sorumluluğu

Proje müellifi, yalnızca paftayı çizip teslim eden kişi değildir. Kendi uzmanlık alanındaki çözümün yürürlükteki mevzuata, teknik standartlara, proje girdilerine ve yapının kullanım amacına uygun olmasından sorumludur.

Mimari projedeki hata mimarın, taşıyıcı sistem hesabındaki hata statik proje müellifi inşaat mühendisinin, mekanik sistem kusuru makine mühendisinin, elektrik projesindeki yetersizlik ise elektrik mühendisinin sorumluluğunu gündeme getirir.

Ancak her yapı hasarı bütün proje müelliflerine yüklenemez. Örneğin su sızıntısının sebebi mekanik tesisat projesindeki hatalı çözümse, statik proje müellifinin sırf projede imzası bulunduğu için sorumlu tutulması yeterli değildir. Her kişinin kusuruyla zarar arasında ayrı nedensellik bağı kurulmalıdır.

Müteahhidin sorumluluğu

Müteahhit, eseri yalnızca projeye göre değil; sözleşmeye, teknik şartnameye ve fen ve sanat kurallarına uygun şekilde meydana getirmek zorundadır. Türk Borçlar Kanunu’nun 471. maddesi, yüklenicinin iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle hareket etmesini; sorumluluk ölçüsünde ise benzer işleri üstlenen basiretli bir yükleniciden beklenen meslekî ve teknik davranışın esas alınmasını öngörür.

Bu nedenle müteahhit “projede böyleydi” savunmasıyla her durumda sorumluluktan kurtulamaz. Mesleki bilgiye sahip bir yüklenicinin fark etmesi gereken açık proje çelişkisini veya fen kurallarına aykırı çözümü yazılı olarak bildirmeden uygulaması, proje müellifiyle birlikte kusurlu sayılmasına neden olabilir.

Yargıtay’ın eser sözleşmesine ilişkin yaklaşımında da yüklenicinin kendisine verilen proje ve teknik belgeleri meslekî yeterlilik çerçevesinde incelemesi, işin yapılmasına elverişli olmayan veya fen ve sanat kurallarına aykırı durumu iş sahibine bildirmesi gerektiği kabul edilmektedir. Yazılı uyarı yapılmadan imalata devam edilmesi, yüklenicinin sorumluluğunu doğurabilir.

Yapı denetim kuruluşunun sorumluluğu

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamında yapı denetim kuruluşu, imar mevzuatında öngörülen fenni mesuliyeti ilgili idareye karşı üstlenir. Kuruluş; projelerin ve imalatın ruhsata, proje eklerine, standartlara ve fen kurallarına uygunluğunu denetlemekle yükümlüdür.

Kanunun güncel düzenlemesine göre yapı denetim kuruluşları, denetçi mimar ve mühendisler, proje müellifleri, laboratuvar görevlileri ve yapı müteahhidi; yapının eksik, hatalı veya kusurlu yapılması nedeniyle doğan yapı hasarından yapı sahibine ve ilgili idareye karşı kusurları oranında sorumlu olabilir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30 Haziran 2015 tarihli, E. 2015/2879, K. 2015/3815 sayılı kararında; çatının projeye ve fen kurallarına aykırı yapılması nedeniyle oluşan hasarda yapı denetim şirketinin, yükleniciyle birlikte kendi kusuru oranında sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.

Yapı denetim kuruluşunun bulunması müteahhidin sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı gibi, müteahhidin varlığı da denetim kuruluşunu görevlerinden kurtarmaz. Denetim kuruluşunun sorumluluğu için hangi kontrolü yapmadığı, hangi aykırılığı fark etmesi gerektiği ve doğru denetim yapılsaydı zararın önlenip önlenemeyeceği belirlenmelidir.

Kontrol teşkilatının sorumluluğu

Kontrol teşkilatı kavramı özellikle kamu yapım işleri ve büyük kurumsal projelerde kullanılır. Kontrol teşkilatının görev alanı; sözleşme, özel teknik şartname, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve görevlendirme belgelerine göre belirlenir.

Kontrol görevlisinin imalatı incelemiş veya hakedişi onaylamış olması, müteahhidin ayıplı uygulamasını hukuka uygun hâle getirmez. Buna karşılık açıkça görülebilir bir aykırılığın kontrol edilmemesi veya hatalı imalata onay verilmesi, kontrol teşkilatının işverene karşı sorumluluğunu gündeme getirebilir.

Kontrol teşkilatı ile 4708 sayılı Kanun kapsamındaki yapı denetim kuruluşu aynı kurum değildir. Bir dosyada her ikisi birden bulunabilir; görev ve sorumlulukları ayrı ayrı incelenmelidir. Kamu yapım işlerinde uygulanacak güncel ikincil mevzuat ve sözleşme belgeleri, Kamu İhale Kurumunun mevzuat sayfası üzerinden ayrıca kontrol edilmelidir.

3. Hatalı projeyi uygulayan müteahhit sorumluluktan kurtulur mu?

Müteahhidin her projeyi yeniden tasarlaması beklenmez. Ancak açıkça hatalı, çelişkili veya uygulanması güvenli olmayan bir çözümü fark eden profesyonel yüklenicinin sessiz kalması da korunmaz.

Uygulamada üç ihtimal ayrılmalıdır:

  1. Hata yalnızca özel hesap ve uzmanlıkla anlaşılabiliyorsa: Asıl sorumluluk ilgili proje müellifinde yoğunlaşabilir.
  2. Hata deneyimli bir yüklenicinin sahada fark edebileceği kadar açıksa: Müteahhidin yazılı uyarı yükümlülüğü doğabilir.
  3. Müteahhit hatayı yazılı bildirmiş, işveren buna rağmen uygulamada ısrar etmişse: İşverenin kusuru artabilir; müteahhidin sorumluluğu somut uyarının kapsamına göre azalabilir.

Uyarının sözlü yapılması ispat sorununa yol açar. Hatalı detay; teknik yazı, tutanak, RFI, e-posta veya noter ihtarıyla açıkça bildirilmelidir. Bildirimde yalnızca “proje hatalıdır” denmemeli; ilgili pafta, detay, teknik risk ve önerilen çözüm gösterilmelidir.

İşverenin talimatı, müteahhide mevzuata ve güvenlik kurallarına açıkça aykırı imalat yapma hakkı vermez. Can ve mal güvenliğini ciddi biçimde tehlikeye düşüren bir uygulamada yalnızca “işveren istedi” savunması yeterli olmayabilir.

4. Kusur oranı nasıl belirlenir?

Proje hatası dosyalarında kusur oranı yalnızca sözleşmeler okunarak belirlenemez. Mahkemenin; uyuşmazlığın niteliğine göre mimar, inşaat mühendisi, makine mühendisi, elektrik mühendisi ve gerektiğinde geoteknik veya yangın uzmanından oluşan bilirkişi heyetiyle inceleme yapması gerekir.

Bilirkişi heyeti şu sorulara ayrı ayrı cevap vermelidir:

  • Hasarın veya performans eksikliğinin teknik nedeni nedir?
  • Hata ilk olarak proje aşamasında mı, uygulamada mı doğmuştur?
  • Proje doğru uygulansaydı aynı zarar meydana gelir miydi?
  • Müteahhit projeden sapmış mıdır?
  • Projedeki hata deneyimli bir yüklenici tarafından fark edilebilir miydi?
  • Yapı denetim veya kontrol teşkilatı hangi aşamada müdahale etmeliydi?
  • Sonradan yapılan tadilat veya kullanıcı müdahalesi var mıdır?
  • Her sorumlunun davranışı zarara hangi oranda etki etmiştir?
  • Onarım, güçlendirme veya yeniden yapım yöntemi ve bedeli nedir?

4708 sayılı Kanun, sorumluluğun kusur oranına göre belirlenmesini öngörür. Bununla birlikte farklı kişilerin davranışları aynı zarara birlikte neden olmuşsa, Türk Borçlar Kanunu’nun birden fazla kişinin sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsamında zarar görene karşı müteselsil sorumluluk da somut olayda gündeme gelebilir.

İnceleme yalnızca son projeler üzerinden yapılmamalıdır. İlk proje, revizyonlar, shop drawing’ler, onay yazıları, saha talimatları ve as-built projeler karşılaştırılmalıdır. Aksi hâlde hatanın tasarımda mı, sonradan yapılan değişiklikte mi veya şantiye uygulamasında mı doğduğu doğru belirlenemez.

5. Pratik kontrol listesi

Öz Denetim Listesi
  • Ruhsat eki mimari, statik, mekanik ve elektrik projelerinin onaylı kopyaları temin edildi mi?
  • Proje revizyonlarının tarihleri ve kim tarafından onaylandığı belirlendi mi?
  • Uygulama projesi ile as-built proje karşılaştırıldı mı?
  • Hasarın proje hatası mı, uygulama sapması mı olduğu teknik olarak ayrıştırıldı mı?
  • Disiplinler arası proje çakışmaları incelendi mi?
  • Müteahhidin proje hatası hakkında yazılı uyarısı bulunuyor mu?
  • İşveren veya kontrol teşkilatının hatalı uygulamada ısrar ettiğini gösteren belge var mı?
  • Yapı denetim kuruluşunun kontrol ve bildirim tutanakları istendi mi?
  • Malzeme sertifikaları, beton ve laboratuvar sonuçları dosyaya alındı mı?
  • Ayıplı kısım değiştirilmeden önce mahkeme aracılığıyla delil tespiti yapıldı mı?
  • Bilirkişi heyetinde uyuşmazlıkla ilgili bütün mühendislik disiplinleri bulunuyor mu?
  • Onarım bedeli yanında kullanım kaybı, kira kaybı ve değer azalması hesaplandı mı?

6. Sıkça Sorulan Sorular

Proje hatalıysa müteahhit hiç sorumlu olmaz mı?

Hayır. Hata, deneyimli bir yüklenicinin fark edebileceği kadar açıksa müteahhidin iş sahibini uyarması gerekir. Uyarı yapmadan hatalı projeyi uygulayan müteahhit, proje müellifiyle birlikte kusurlu kabul edilebilir.

Yapı denetim firması bütün hatalardan sorumlu mudur?

Hayır. Yapı denetim kuruluşunun sorumluluğu, kendi denetim görevini ihlal etmesi ve bu ihlalin zarara neden olmasıyla bağlantılıdır. Ancak açık proje veya uygulama aykırılığını tespit etmemesi hâlinde kusuru oranında sorumluluğu doğabilir.

Mimar statik proje hatasından sorumlu tutulabilir mi?

Kural olarak her proje müellifi kendi uzmanlık alanındaki kusurdan sorumludur. Ancak mimari karar statik çözümü imkânsız hâle getirmiş, projeler arasındaki çelişki bilerek giderilmemiş veya koordinasyon görevi ihlal edilmişse farklı bir değerlendirme yapılabilir.

Kontrol teşkilatının imalatı onaylaması müteahhidi kurtarır mı?

Tek başına kurtarmaz. Müteahhit işi sözleşmeye, projeye ve fen kurallarına uygun yapmakla yükümlüdür. Kontrolün hatalı onayı ayrıca kontrol teşkilatının sorumluluğunu doğurabilir; fakat müteahhidin açık uygulama kusurunu ortadan kaldırmaz.

Sorumluluk oranları kim tarafından belirlenir?

Nihai değerlendirmeyi mahkeme yapar. Teknik kusur ve nedensellik ise uyuşmazlığa uygun uzmanlıklardan oluşan bilirkişi heyetinin gerekçeli ve denetime elverişli raporuyla belirlenir.

7. İletişim ve hukuki bilgilendirme

Proje hatasından doğan zararlarda sorumluluk, yalnızca imza listesine veya meslek unvanına bakılarak belirlenemez. Mimari, statik, mekanik ve elektrik tasarımlarının; şantiye uygulamasının, proje revizyonlarının ve denetim kayıtlarının birlikte incelenmesi gerekir.

Doğru bir kusur analizi yapılmadan yalnızca müteahhide, mimara veya yapı denetim kuruluşuna yöneltilen dava; eksik taraf, yanlış hukuki sebep veya yetersiz bilirkişi incelemesi nedeniyle sonuçsuz kalabilir. Hasarlı veya ayıplı bölüm değiştirilmeden önce delil tespiti yapılması ve teknik sorumluluk zincirinin bütün belgeleriyle kurulması önem taşır.

Kaynaklar

Hukuki sorunlarınız için profesyonel destek alın

İnşaat sözleşmesi, kentsel dönüşüm veya diğer hukuki konulardaki görüşme talebinizi iletebilirsiniz.